1. Ne ölüm hâlindekileri gelip karşılayanlar vardır, ne de gittiğin bir yer, birinin huzuru! Herkes dünyada edindiği bilgilere göre beyninin yaşattığı kurguları ve senaryoları seyreder! Dünyada ne yazarsan, ölüm sonrası rüyanda onu seyredersin kıyamete kadar.

  2. Kurân’ın en MÜHİM ve öncelikli bilgisi ŞİRK konusudur. İnsanlar ise en önemliyi gözardı edip en önemsizleri seçerler. Cehennem yaşamının, yanmaların tek nedeni vardır, ŞİRK DÜŞÜNCESİ! Kim, ne zaman, nerede yanıyorsa nedeni fikir veya fiilinin ŞİRK temelli olmasındandır.

  3. Rasûlullâh, “Allahumme inni euzü BİKE en ÜŞRİKE BİKE şeyen” diye dua etmiştir. Bunun anlamını, Allâh ilmini bilen âlime sorun. Cahiller, ŞİRK kavramını TANRI kavramına dayalı çözdükleri için hakikatten sapıyor. Allâh İSMİNİN işaretini anlayanda şirk kalmaz, onu hiçbir ateş yakmaz!

  4. Allâh’ın huzuruna(?) çıkmış; Allâh sormuş -Neyle geldin? -Sayısız hayır, hasenat yaptıM; yoksulları yedirdiM, içirdiM, giydirdim; kurbanlar kestiM; oruçlar tuttuM; gece namazları kılıp hep sana ibadet ettiM. -Bana ŞİRKLE GELMEZSEN günahlarını bağışlarım, demiştim? -Hiç ŞİRK KoşmadıM.

  5. Sahiplendiğin, sonunu M ile bitirdiğin her fiilin ve düşüncen ergeç yanmana neden olacaktır! Allâh adıyla işret edilen TEK mevcud, “BEN” sanılan ise hiç var olmadı. Yalnızca Allâh’tır Ben diyen! Sanırsın ki, varsın! Oysa bu kabullenmişliğin. ŞİRK, KENDİNİ VAR SANMANDIR! İlla ALLAH.

  6. “KENDİSİ YAPIYOR, BEN YAPMIYORUM! Yapan hep KENDİSİ!”  Vahdet(!) ehlinin konuşması! ŞİRKTEN ARINMIŞ GÜYA! BEN hissiyatı ŞİRKTİR! Kendini bir biriM hissediyorsan ve kendin yanısıra O HİSSİYATI, DÜŞÜNCESİ VARSA BU ŞİRKTİR! Allâh yanmaz! Allâh’ta pişmanlık, KEŞKE olmaz düne bakıp.

  7. İnsanlar ölümden korkuyorlar. En korkulmayacak şey ölümdür! İnsan öldüğünü bile fark etmez ilk anda. Korkmak gerekse, ölümden sonraki yaşam şartlarına hazır mıyız onu düşünmek gerek.

  8. Elini attığında ulaşamayacağın sevdiğini bugün değerlendirmiyorsan, yarın, yanmam kaderimmiş, deme. Çünkü nankörlüğünün karşılığını yaşıyorsun.

  9. YANMAK İSTEMİYORSAN, MUHATABINA “ALLÂH” yanısıra varlık, kimlik, kişilik VERME!

  10. Bildiklerinin hesapsız misli bilgisayar belleklerinde mevcut. Bildiklerin seni ne dünya azabından kurtarır ne de kabir azabından! Öğrendiğin ilminin gereklerini bilfiil uygulayıp yaşamın hâline getirmeden, bugünkünden farklı bir şey yaşamayacaksın, ne ilim ezberlersen ezberle!

  11. Bilgiyle düşünce dünyanı değiştirebilirsin ama his dünyan değişmez, değer yargıların ve kabûllerin yüzünden. His dünyanın değişmesi ancak bilfiil uygulamalarınla mümkündür. Kurân’daki her amenu arkasından gelen ameli salihat bunu vurgular. Dünyan ve âhiretin böyle oluşmakta.

  12. ŞİRKten arınmanın yolu besmele “OKU”maktan geçer.  Besmeleyi OKUyabilene Fatiha’nın tamamını OKUma yolu açılır, miraç yaşanır. Besmeleyi OKUyamayana “iyyake nabudü”nün gerisi kalır! Vahdet yaşamı, (bakâbillah) besmeleyi OKUYANIN yaşamıdır. Besmelesiz salât mümkün değildir.

  13. Hiç kimse eceli gelmeden ölümü tatmaz! Ecel geldi cihane, başağrısı bahane demişler. Mümin ölümden korkmaz! Medya aracılığıyla yapay korku ve panik yayılıyor, ya hasta olursan ölürsen diye! Oltaya takılıp keyfinizi kaçırmayın! Tedbir alın, keyfinize bakın!

  14. Tasavvuf, vahdet lakırtı işi değildir. Kişinin ne olduğu söz ve fiillerinde aşikârdır! Muhatabının KİM olduğunu göremeyenin, Allâh ile kavgası bitmeyenin şirki de bitmez, imanı da ne kadardır bilinmez!

  15. Yeryüzündeki insan sayısının 10 misli cin (görünmez bilinçli varlık türleri) vardır; diyor Rasûlullâh a.s. Âyet diyor, “Ey cin topluluğu insanların ekseriyetini hükmünüz altına aldınız!” Oysa onların insana zorla yaptırım gücü yoktur. KORKUTMA DIŞINDA. KORKUDAN KURTULUN!

  16. Fatiha Sûresi, Rasûlullâh’ı a.s. muhatap alarak nâzil olan ilk sûre ve âyetlerdir. Bununla ‘la ilahe’ farkındalığı oluşmuş risâlet başlamıştır. Mirâcın tohumu atılmıştır. ‘İkra’ âyetleri ise toplumu muhatap alan ilk âyetlerdir; İMANIN BİZZAT OKUNARAK mümkün olacağını vurgular.

  17. İçimizde, “O” hissiyatı oldukça; karşımızda, yapan veya yaptıran “O”nu düşündükçe; ŞİRK yaşamımız bitmez. Kalp gözümüz, bizzat DİLEDİĞİ GİBİ YAŞAYANI görmedikçe, ne yanmalarımız biter ne de şirkimiz. Yanmanın tek nedeni varmış: ŞİRK!

  18. HOBİsi tasavvuf olanın Tanrısı ya yukarıdadır ya da içinde, özünde!!! Âlemlerde, insanlarda tasarruf eden de hep KENDİSİdir!!! Onlar ŞİRKten arınmış mutlu vahdet ehlidirler!!! Allâh yanısıra varlığı seyirdedirler!!!

  19. Tüm senaryolar ve üretim sondan başa, sona göre kurgulanırken; Allâh adıyla işaret edilende işlerin baştan sona doğru kurgulandığını (kaderlerin yazılmakta olduğunu) hâlâ düşünen var mı?

  20. Korkunun esiri olmayın! Olacak olan olacak, olmama ihtimali yok; Olmayanın da zaten olma ihtimali yoktu! Tedbir al, takdire saygı duy!

  21. Korku endişe panik frekansı hızla her yere yayılıyor ve yerleşiyor. İnsanlar çeşitli vesile ve konularla bu vortekse girip, gerekse eski defterlerdekileri açıp panik yaşıyorlar. Sakin olun. Gördüklerinize duyduklarınıza kapılmayın! Huzurunuzu bozmayın! Dedikodulara kapılmayın!

  22. Beslenmeyen kurur; aşırı beslenen obez olur. Gıdayla veya duyguyla veya bilgiyle veya sevgiyle! Kimseyi ne kurutun ne de obez yapın.

  23. Sen kendini affedemezken Allâh seni nasıl affeder!

  24. Hakikat bilgisi beşerî kabûllere dayalı duygulardan, şarlandırmalardan “ben”i arındırmıyor ve bu kabûllere ters düşen olay veya fikirlerden yanmaktan kurtarmıyor. O bilgiye rağmen hakikati inkâr anlamında eylem ve fiillerle yaşam devam ediyor. Hakikate iman laftan öteye geçmiyor.

  25. Kendimizi ALDATMAYALIM! Muhatabımızın TEK olduğunu görerek yaşamadıkça Allâh ile kavgamız bitmedikçe, kendimizi hep haklı sandıran şeytanımıza kulluktan tövbe etmedikçe ne yangınlarımız biter ne de pişmanlıklarımız! Siz nefsinize taparken, Allâh’tan yardım beklemeyin. Ölüm yakın.

143 / 153

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Bu Kitabı İndirebilirsiniz!