1. Tabularınız tanrılarınızdır! TABULARINIZA tapınmanız bitmez, özünüzdeki ALLÂH’A ermedikçe!

  2. KORKU, kaybetme düşüncesinden kaynaklanan, Allâh’tan ayrı düşmenin sonucu olarak yaşanan bir duygu sarmalıdır. KORKU vorteksine kendini kaptıranın kurtuluş yolu Kur’ân diliyle “Allâh’a firar etmektir”. Allâh’a inan ve güven ki, O sana en hayırlıyı yaşatacaktır! KORKU ateştir!

  3. Bazı konuları kavramakta büyük sıkıntı içindeyiz; örtüyoruz hazmedemeyince! İhlas sûresi anlamına göre, sadece Allâh var gayrı yok, HU yanı sıra ben yok, ezberini ne kadar tekrar edersek edelim, sonuçta, BEN’e dayalı bir kimlikle yaşıyoruz. Bilgi, yaşamımızı değiştirmiyor!

  4. İçinde bulunduğunuz anda hesap görücü olarak nefsin yeter’ âyeti vicdanın çalışmasına işaret eder. Beyindeki, ilmine göre hâlini değerlendiren sisteme vicdan denmiş. Vicdan ya hâlini ilmine göre forme eder ya da hâlinin terbiyesini oluşturacak olayları yaşatır.

  5. Allâh’a yönelmekten murad, yukarı, öteye değil; iç dünyandaki, beyninin derinliklerindeki hakiki benine yönelmektir. Hiçbir kabûl ve şartlanmanın olmadığı sınırsızlığına yönelmektir. Varsandığın benliğinin yokluğunu hissetmektir.

  6. Allâhumme ente rabbiy, demek, sizi de fiillerinizi de Allâh yarattı ve Allâh istemedikçe siz isteyemezsiniz âyetlerince, varlığım senindir dilediğini yapansın fikrine iman demektir. Bu idrak yoksa, kelime dua tekrarı bir sonuç getirmez!

  7. Anda ne malın faydası olur ne de evlatların, âyeti sonrası sadece selim kalb ile Allâh’a ermiş olan buyruluyor. Selim kalb, beşerî kabûl ve duygulardan arınmış hakikatine iman etmiş bilinç demektir. Kan pompalayan yürek değil. Yüreği temizlemek, kalp temizliği değildir.

  8. EVRENSEL SIRLAR kitabında bazı insanların beyinlerinin yerinde bilgisayar olduğunu yazmıştım. Göstergesi, okuduklarını öğrendiklerini çok güzel tekrarlamak. Aldıkları ilmin gereğini yaşayamamak! Kızmak eleştirmek, kimseyi beğenmemek. Hazımsızlık!

  9. Kölelik şartlarında doğup büyüyen birinin özgürlük anlayışı da kölelik şartları içindeki kadardır. Gerçek özgürlükten habersizdirler. Toplumsal şartlar, ezberler ve benlendiklerinin esaret zincirleri ile yaşayanın, özgürlük anlayışı da o sınırlar kadardır. Bir anlayabilsek!

  10. Allâh, “ben” ismini ve hissiyatını yaratmış; “ben” örtüsüne bürünmüştür! Örtünün altında kendisi dışında bir şey yoktur! Örtünün ardındaki “dilediğini yapan”ı gören, ateşi yaşamaz.

  11. Allâh’a âşık olduğumu sanırdım bir zamanlar. Sonra “Ben”i yaratan olarak Aşkı yaşattığını gördüm. Aşk ol demiş, AŞK olmuşum! Aşkıyla sarhoş olmuşum. Sevmişim sevilmişim, her an zikreder olmuşum. Dünya âhiret bir olmuş, BİRliğinde kaybolmuşum!

  12. Allâhım, kendine seçtiklerinden olmayı, AŞKla yaşamayı, varlıkta senden gayrını görmeyen gözle seyretmeyi nasip ettiklerinden eyle. En sevdiğine yoldaş eyle iki cihanda!

  13. Normalin eskisi yenisi olmaz! Göre normal olmaz! Normal, kişilere veya isteyene göre değişiyorsa normalden söz edilemez. Güçlünün keyfine göre normal tanımı değişiyorsa ona da normal denmez.

  14. Neden başıma geldi, demeyin; YAPTIĞINIZ SİZE GERİ DÖNMÜŞTÜR.

  15. “Fitne uyuyan yılandır. Uyandırana Allâh rahmet etmez” Hadis. Laf taşıyan, dedikodu gıybet yapan, Kurân’a göre, ölmüş kardeşinin çiğ etini yemektedir! Boş yere oruç tutmasın, açlıktan başka kârı olmaz! Vah o kişiye ki, orucun ne ve niye olduğunu anlamamış.

  16. Özünün KADRİNİ bilmeyen, kanatlı meleklerin bir gecede getireceği KADRİ bekler!

  17. Ben ve AŞK aynı anda var olmaz! AŞK ZAHİR OLDUĞUNDA, BEN YOK OLUR! Ben, aşkı yaşayamaz. AŞK yaşandığında dünya kaygısı da âhiret hevesi de kalmaz. AŞKın sonucu GÜZELİ (Cemâl) seyirdir. Seyreden Cemîl’dir. KADİR, “ben”i yok eden hakikat yıldırımıdır. Rabbindendir.

  18. Huzurun olsun istiyorsan BEKLENTİSİZ YAŞA! Benlik beklentiyi doğurur, beklenti tedirginliği, tedirginlik huzursuzluğu. Nasibindeyse zaten gelecektir, nasibinde yoksa ne yapsan eline geçmez. Hiçbir iyiliği dahi beklentiyle yapma, karşılık bekleme. SEVGİN DAHİ BEKLENTİSİZ OLSUN.

  19. şünüyorsan beşersin, kulsun, ne kadar hakikat bilgisine sahip olursan ol! Allâh, düşünmekten, akıl mantık yürütmekten beridir. Ol der, olur! Nedensiz! Akıl yürütmek, mantık aramak beşerî haslettir! Allâh’ın işlerini hiçbir kayda şarta mantığa bağlamadan tasdik ehlullah işidir.

  20. Güzellik sûretten değil içindeki enerjiden algıladığımızdır. Güzellik, algılananda değil, algılayanın algısındadır. O yüzdendir ki herkesin güzellik anlayışı farklıdır.

  21. KURÂN’daki çok önemli bir anahtar kelime de “DÛNU” kelimesidir. Anlamı, varlığını Allâh isimlerinden alıp, kendi varlığı olmayıp, yoktan, esmâ paketi olarak, yaratılmış varlık, anlamınadır. Allâh dûnundakileri ilah edinmeyin, tapınmayın mealindeki âyetler buna işaret eder.

  22. Bildiklerin bizzat yaşanmıyorsa bu yaşam KENDİNİ TATMİNDEN ÖTEYE GEÇMEZ. İnsanlarla, ne gerekçeyle olursa olsun kavga ediyorsan, kesinlikle YUSUF:106. âyet kapsamındasın. Şirk ehli asla cennet yaşamına geçemez. Ne hayır yaparsa yapsın!

  23. Herkes kendi derinliklerinde hissettiği gibi olanları sever. Sevdiklerini aynalar. Ya sevdiğin gibi olursun ya da onu kendin gibi yaparsın! Sevdiğin gibi olmuyorsan, sevdiğini söyleyip kendini aldatma!

  24. Sevilip etrafınızda toplansınlar isterseniz onların doğrularını tekrarlayın. Yalnızlığı ve huzuru seçiyorsanız kendi doğrularınızı söyleyin.

  25. Âhir zaman DECCALİYET DEVRİDİR demişti biri. Akların kara, karaların ak olarak empoze edildiği süreci yaşıyoruz. Köleliği sağğınız için diyerek pazarlıyorlar. İmansızlığı ise özgür düşünceli olmak diye. Sevgisizlik ve nefret kuşatmış her yanımızı. Sevin ve hoşgörülü olun!

144 / 153

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Bu Kitabı İndirebilirsiniz!