1. SABIR, hoşlanmadığın şartlar oluştuğunda, Yaratanın, o şartların sonrasını senin için en hayırlı şekilde oluşturacağına inanarak, beklemeye, seyretmeye geçmektir.

  2. İçgüdüsel dürtülerle, edinilmiş bilgi kabullerine dayalı mı yaşıyorsunuz; yoksa, şuurlu bir şekilde, edinilmiş bilgileri ilminize göre değerlendirip, içgüdüsel dürtülerin kaydında kalmadan mı davranışlarınız açığa çıkıyor? Tepkilerinize bakıp hangisi olduğunuza karar verin.

  3. TESBİH VE ZİKİR NİÇİN YAPILIR? EZBER BOZALIM, GERÇEĞİNİ AÇIKLAYALIM: Din, “İNSAN”a hakikatinin, orijininin Allâh esması olduğunu, bu özelliklerin toplamı olarak var olduğunu fark ettirmek, hatırlatmak için bildirilmiştir. Kur‘ân bunu vurgular. Din, bir ÖTE TANRIYA TAPIN, demez!

  4. CENNET YAŞAMI, “insan”ın özünü varlığını oluşturan ALLÂH kuvvelerinin keşfedlip kullanılmasıyla yaşanacak ölüm ötesi yaşam boyutudur. Cennet hakkındaki anlatılanlar insanların mevcut anlayışına göre anlatılan MİSÂLLERDİR; birebir öyle değildir. Metaforik anlatımları fark edin! (Kuran Çözümü: 47.Sûre 15.âyet)

  5. Şimdi gelelim TESBİH ve ZİKİRE. Tesbihte okunan, zikirde tekrarlanan kelimelerin, cümlelerin anlamı “İNSAN”ın hakikati olan Allâh’a ait olduğu içindir ki, İNSANIN KENDİ VARLIĞINI OLUŞTURAN BU KUVVELERİ KEŞFETMESİ AMACIYLADIR. Bu yüzden anlamını bilmek şarttır okunanların.

  6. İşte bu nedenledir ki, ibadet denilenler, ÖTENDEKİ BİR TANRIYA TAPINMA, YARANMA AMAÇLI DEĞİLDİR! Hakikatinin Allâh esması olduğuna iman edenlerin, varlıklarını oluşturan ve sonsuz yaşamlarında değerlendirecekleri kuvvelerini açığa çıkarmak amaçlıdır. FARK EDELİM, UYANALIM!

  7. Kurân bilgisi, “ALLÂH” isimli ÖTENDEKİ GÖK TANRIYA inanmanı İSTEMİYOR! Anlayın bunu! İsmi “ALLÂH” olan ve varlığı yanısıra HİÇ BİR ŞEY OLMAYAN, MUTLAK TEK’e inanmanızı istiyor. Milyarla galaksi barındıran evren O’nun esması, varlığı olarak var! Anlattığım içindeki yerin?

  8. İnsanlar kâh KABULLERİNDEN dolayı yanarlar, onlara ters düşen olaylarla karşılaştıklarında; kâh da KABULLENEMEDİKLERİNDEN dolayı! Dünlerde yandığınız, helâk olduğunuz nice olaylar bugün ne ifade ediyor, ne kadar etkiliyor? Ölen ölecek, kalan kalacak, devran dönecek!

  9. İlim obezi olanlar, öğrendiklerinin yarısını yaşamlarına, güniçi davranışlarına geçirebilseler, ilim gözüyle muhataplarına bakabilseler, çoktan Allâh kulu olduklarını fark ederlerdi. Nefsin esiri, benliğin kulu olmazlardı!

  10. Ben yaptım, sen yaptın kavgasıyla yaşayanlar, gerçek YAPANI algıladıklarında, neler hissederler hayal bile edemezsiniz! Metaforları çözdürmeyen ilim, dedikodudan öte değildir!

  11. KURBAN BAYRAMI DEĞİL, HAC BAYRAMI! Arafatta geçmiş günahlarından ARINANLARIN BAYRAMI!

  12. Bir deli kuyuya bir taş atar 40 akıllı çıkaramaz, demişler! “HAC ARAFATTIR” diyen Rasûlullâh a.s. ana konuyu böylece vurgularken; bir yığın düşüncesiz Arafatı yaşayanların şükür kurbanı kesmesine takılıp kurban bayramı demişler. KEVSER SURESİ İSE BAMBAŞKA BİR KONUYA İŞARET EDER.

  13. “KEVSER” ismi beyinin hakikatini oluşturan Allâh esmasına işaret eder. Rabbin de, bu adı KEVSER olan esma HAVUZUNDAKİ potansiyeldir. RABBİNE YÖNEL VE ONU TANIYARAK, ONU YAŞAMAK İÇİN BENLİĞİNİ KURBAN ET; der Kevser sûresi. Olayın kurban kesmekle ilgisi yoktur.

  14. İnsanlara yaşayamayacakları pâyeler vermek, gururlarını okşayarak onları mahvetmektir. Bu pâyelelerle kendilerinin benlik batağında boğulduklarını fark etmezler. İslâm’da krallık, sultanlık, imparatorluk pâyeleri yoktur. Hepimiz Allâh kuluyuz!

  15. Her İMAN edilenin bir getirisi olmalıdır! Getirisi olmayan İMAN, iman değil ezber veya kuru tekrardır! Çünkü, İMAN zaten o getirisinin gereğinin yaşanması için önerilir. “NEFİSLERİNİ İSRAF EDENLER” âyetinin çözümü, “BEYİNLERİNİ İSRAF EDENLER”dir. NEFS, BEYİNE İŞARETTİR.

  16. Beyin kapasitesini hakkıyla değerlendirmemek İSRAFTIR; BEYİNE ZULÜMDÜR. ZALİMLERDEN OLMAYIN, uyarısı ana işaretiyle beynin hakkıyla değerlendirilmemesine işarettir. BEYİN, ALLÂH’I TANIMAK İÇİN VERİLMİŞTİR, sözü, SENİN hakikatin olan Allâh özelliklerini FARK ETMEN içindir.

  17. RUTİNLERİNLE, BİLDİKLERİNLE, EZBERİNLE, KOMFORT ALANINDAKİLERLE BEYNİNİ SINIRLAMAN, ONU İSRAF ETMENDİR, ONA ZULÜMDÜR! Kendini aşmayı, yeni şeyleri keşfetmeyi, Seni sınırlayan kabulleri ve fikirleri aşıp; POTANSİYELİNDEKİLERİ DÜŞÜN. Cennet misalleri, yaratıcılığına işaret içindir.

  18. Dünyadakiler çok farklı bir PANDEMİDE YANMADA! Hemen herkes zayıf veya kuvvetli şekilde bu PANDEMİDEN nasibini almış; yan tesirleri olarak YANMADA! “NİÇİN BENİM İSTEDİĞİM GİBİ OLMUYOR?”… “NİÇİN BENİM İSTEDİĞİM GİBİ YAŞAMIYOR?”… “NİÇİN BENİM DEDİKLERİMİ YAPMIYOR?”…

  19. İnsanları az veya çok YAKAN bu ateş, hem kendine hem de muhatabına zarar vermede. Bu düşünce şeklinin en hafif zararı karşındakiyle kavga; hem kendine hem ona hayatı zehir etmek. Bu düşünce içteki örtülü VAHŞİLİĞİ, HAYVANİLİĞİ de açığa çıkartıyor! Dayak, yaralama, cinayet!

  20. Kullanmakta olduğum iki ARACIM var. Biri 2010 model Audi A8, diğeri 1945 model Kova akrep/yay. Birincisi Kurân’da geçmez ama ikincisine Kurân’da “BEŞER” deniyor. Gerçek anlamıyla “İNSAN”, aracı kullanandır. Tasavvufta tabiat denen beden ve bedenden dolayı kabullenilenler, beşerdir.

  21. Araçların hepsi de dünyada kalır, parçalanır gider. Ne var ki, aracın yüzünden kabullendiklerinle ölümü geçtikten sonra devam edersin ve bu da SAHİPLENDİKLERİN YÜZÜNDEN sayısız yanmaları getirir. Dünyada seni yakan ne varsa ölüm ötesinde de aynen devam eder.

  22. “İNSAN” ise Kurân’da “HALİFE” olarak adlandırılmıştır. YARATILMAMIŞTIR (halkolmamıştır), oluşturulmuş, açığa çıkartılmıştır (ceale). Yeryüzünde (bedende-beşerde) halife (esma özelliklerimle oluşmuş) varlık açığa çıkaracağım. Hissedişin ne? Halife gibi mi, beşer gibi mi hisediyorsun?

  23. Rasûlullâh a.s.’ın “Cennete gireceklerin oranı nüfusa göre bin kişide bir kişidir” demesinin nedeni, genel anlamıyla insanların “beşer”in , hakikatlarinin “halife/insan” oluşuna iman etmemeleri nedeni yatar. Bizim 1978'de yazdığımız ‘Evrensel Sırlar’ kitabında söz ettiğimiz İNSANSI, Kurân’ın “Beşer” sözcüğünün karşılığıdır. “İNSAN” el ESMA bütünü olarak var olan, suretsiz ŞUURDUR. İnsansı, beşer ise kendini beden ve bedenden kaynaklanan kabullerle oluşan bilinçtir. Bu kabulleri yüzünden de dünyasında sayısız yangınlar yaşar. İNSAN, HALİFE OLARAK SEYİRDEDİR.

  24. RASÛLULLÂH BUYURUYOR: “HİÇ KİMSE AMELİYLE (yaptığı işlerle, ibadetiyle) CENNETE GİREMEZ.” Cennet yaşamına ulaşmanın yolu İMANdır. ALLÂH ismiyle işaret edilen yanısıra TANRI kabul etmezse, her oluşumun failinin Allâh’tan gayrısı olmadığına şahitlik ederse, o cennete girer.

  25. Beyninizin boyutsal derinliğindeki YARATICI KUDRETTEN haberiniz var mı? O alan ALLÂH ESMASI olarak tanıtılmış alandır. Beyninizdeki sonsuz potansiyeli sınırlayan şey, beyine girmiş olan bedensel bilgiler ve orada yerleşmiş olan kabullerinizdir. “BEN” böyleyim, bu kadarım, kabulü en aktif intihar aracıdır. Esasen beyindeki kudret herkeste her an açığa çıkmaktadır ancak kabulleri doğrultusunda. Bedeni “BEN” diye kabullendiğiniz için, beyinden o yönde davranış açığa çıkmakta, kendini bedenmiş gibi hissetmekte. Oysa ölüm TADILDIĞINDA beden kalmayacak, ama bilgisi devam edecektir. Bu da öz kudretinizi kullanmanıza engel oluşturacaktır.

150 / 153

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Bu Kitabı İndirebilirsiniz!