English Deutsch Français Español Pусский Polski Nederlands Shqip Kiswahili Azeri
 
  Yenilen!
  İnsan ve Din
  Yaşamın Gerçeği
  Din'in Temel Gerçekleri
  Hz.Muhammedin Açıkladığı Allah
  İslâm
  İslâm'ın Temel Esasları
  Hz.Muhammed Neyi Okudu
  Dua ve Zikir
  Kendini Tanı
  Bilincin Arınışı
  Tek'in Seyri
  Sistemin Seslenişi 1-2
  Akıl ve İman
  Evrensel Sırlar
  Okyanus Ötesinden 1-2-3
  Cuma Sohbetleri
  Mesajlar
  İnsan ve Sırları 1-2
  Gavsiye Açıklaması
  Muhammed Mustafa (a.s) 1-2
  Ebu Bekr Es Sıddîk
  Dosttan Dosta
  Ruh İnsan Cin
  Tecelliyat


İSLÂM'IN TEMEL ESASLARI  
 

Ya Rabbel Âlemiyn!

“Mescit” ve “câmi”ler, “tapınak”lara dönüştürülmüş; “ALLAH” adıyla tanıttığın Azîz ve Subhan varlığın ise “tanrı” olarak algılanır olmuş!..

Göktürk’lerin “göktanrı”lı din anlayışı, “Müslümanlık” olarak hemen hemen bütün insanlığa yayılmış!..

Mecâzlar hakikat sanılmış; Hakikat, mecazlarda aranır olmuş!..

İslâm’ın temel esasları, hakikatlarını yitirmiş insanların indinde; şekil ve kabuktan ibaret kalmış!..

“Namaz”ın, mü’minin “mi’râc”ı oluşu dillerde dolaşan bir hikâye hâline gelmiş...

“Ey İMAN EDENLER, İMAN EDİN <B> sırrıyla <ALLAH>a!” âyetindeki uyarın sanki Kurân’dan silinmiş; “mi’râc‘ın namaz olmasının” anlamı üzerinde hiç durulmaz olmuş!… Anlatılanlar yalnızca, elin-ayağın, kolun-bacağın nerede-nasıl durması gerektiği; ya da neyin nasıl giyileceği! Hiç sözedilmemekte, beynin neleri,nasıl düşünmesi gereğinden!.

“Hac”, çoğunluğa göre, taştan dört duvarı ziyaretle, Arafat tepesi civarında toplanıp tapınma; “Arabı zengin etme” faaliyeti! Medine ziyareti ise, sanki ölmüş bir büyükelçinin kabrini ziyaret! Ya, “hac” dönüşü için konulmuş asılsız, Kurân ‘a göre hiç geçerliliği olmayan kurallar! “Terazi tutmamak”, “saçının kılını göstermemek”; neredeyse diri diri tabuta sokacaklar hac dönüşü insanları!

“Oruç” mânâsını yitirmiş; sağlık ve zayıflama kürlerine dönüşmüş; yalnızca bedensel bir sorunla sınırlı kalıp; “Samediyyet” nurlarının bizlerde açığa çıkışı sırrı hiç hatırlanmaz olmuş!

“Zekât”ın anlamı değişmiş, hikmeti örtülmüş; vergi sanılmış; gerekçesi açıklanmadığı için, insanlar zekâtı, devletten vergi kaçırma uyanıklığı(!) kabul ederek, bir yana atmışlar… Başkalarının hakkını, hakkıyla ödememenin gelecekte kendilerini nasıl bir faturayla karşılaştıracağını düşünemez olmuşlar!

online okumak için tıklayın >>>

İndirmek için
tıklayın
ses dosyası ebook
video pdf
 
   
  www.ahmedhulusi.org