1. Yarınını düşünmeyen insanın kendine hayrı yoktur ki sana hayrı olsun. Sana hayrı olmayana sen hayırlı ol ki, insanlığının hakkını vermiş olasın.

  2. Kendini yenilemeyenler, yerlerini yenilere bırakıp; sonra da, ben ne yaptım ki, demeye mahkûmdurlar!

  3. Kimi düşüncesizliği yüzünden uzak düştü Allâh’a; kimi dünyasındakiler yüzünden, kimi de bildiği kadarıyla O’nu sınırlamaktan. Teslim olamadı! Kimi çok yaklaştı, hazmedemedi yakınlığı, çünkü benliğini kaldıramadı aradan; kimi de gururu yüzünden hiç yaklaşamadı bile! Ayrı düştü! Kiminin dünyalığı elvermedi yakınlaşmaya; kiminin de eli altındakini kaybetme korkusu! Nasipsizlik bunlarla alıkoydu onları. Ayrı düştüler! Teslim olmak ağır geldi gururlarına, benliklerine; korkularını aşamadılar; dünyalarındakilerden vazgeçemediler Allâh uğruna! Ayrı düştüler! Yüzünü gösterdiğinde O’nu kabullenemeyip; beklentilerine cevap vereceğini zan ettikleri tanrılarıyla avunmayı seçtiler. Teslim olamadılar! Paranın, etiketin, şöhretin, bilginin, yakınlığın hatta sevginin dahi mekr olabileceğini hiç düşünemediler; ve böylece ayrı düştüler! Kısacası benliklerini oluşturan ögelerden, uyarılmalarına rağmen, çeşitli bahanelerle kopamadılar; ayrılığın ateşiyle yanmaya mahkûm oldular!

  4. Bağımsız, Allâh kuluyum! Allâh derim, Allâh dedirtirim! Aşk için gelmişiz biz bu cihana!

  5. Yaptığının mislini yaşayacağını kavrayarak devam edene ne mutlu!

  6. Sev sevil geç git huzur içinde! At benliği, bencilliği! Zira getirisi yakan ateştir.

  7. AŞK İÇİN GELMİŞ OLANA NE MUTLU! Sevgi bahşolmuş ezelden bize Sizde bir türlü, bizde bir türlü! Benlik ateşini sevgi söndürür! Ateşin sönsün istersen, sevdiğine sarıl!

  8. Kurân’da, hayvandan aşağı olarak tanımlanan insan sûretlinin özelliğidir, sevgisiz kalple yaşaması, ömrünü kavga ve nefretle sürdürmesi.

  9. Karşımızdakileri rengine, ırkına, cinsiyetine, diline, dinine bakmaksızın, yalnızca Allâh kulu insan olarak sevip kucaklayabilir miyiz?

  10. Sevdiğin, sana kendini sevdiren yemin ederim ki Allâh’tır! Artık sen kimi sevdiğini sanırsan san; kim kendini sevdiriyor düşünürsen düşün!

  11. Benliğinle, Allâh’a ulaşmak adına, her şeyi kurban edebilirsin. Ötesinde, benliğinle başbaşa yaşarsın! Benliğin boynunu ise sadece AŞK keser!

  12. “Kurb”un yolu benliğin kurban edilmesinden geçer. Benliğini kurban edemeyen ârif olarak yaşamına devam eder, mülhime nefs bilinciyle.

  13. Hakikat yaşamı tasavvufa kafaca “ferd” olarak girebilenlerin nasibidir. Tasavvufa aile boyu salkım söğüt girilmez. Haklarını ver, kulları olma!

  14. Benlik atılmadan, Allâh’a teslim olduğunun farkındalığıyla yaşanmadan “Allâh” denilmez, Allâh şehadet etmez senden kendinden gayrı olmadığına!

  15. Allâh, kimilerini âlemleri yönetiminde kullanmak için yaratmıştır; kimilerini de kendi için. Onların görür gözü, işitir kulağı, söyler dilidir.

  16. “El VEDUD”, Allâh ismidir ki açığa çıkışının en şiddetli hâli AŞK adını alır. Bu yüzden “Allâh Aşk’tır” denmiştir. Tüm varlıktaki çekimi oldurur!

  17. AŞK’ın zuhurunda benlik kendini kaybeder, âşık mâşukunda önce teslim, sonra erir yok olur. AŞK kalır, Dâim Bâkî!

  18. Hikmet, oluşanın ardındaki gerekçeyi ve oluşanın amacını görmeye denir. Gâfil, oluşana göre hüküm verenin tanımıdır. Ârif, hikmeti görendir.

  19. Her oluşan, Allâh Rahmetindendir. Rahmet oluşunu değerlendirmek hikmetini görmeye bağlıdır. Hikmetini göremeyen Rahmet oluşunu değerlendiremez!

  20. Başına gelenin Rahmet oluşunu kavraman için o olayın hikmetini görebilmen gerekir. Yakınman, hikmetinden gafletin ve Rahmeti fark etmemenden!

  21. Aşk, araçtır; amaç değil! Aşk açığa çıkmazsa hedefe varılmaz. Hedef, Bâkî Allâh'tır! Aşk, ateştir benliği yakıp yok edip. “El an” sırrına...

  22. “Aşksız insan hayvan imiş”in anlamı hakikatini yaşama aşkı olmayan yalnızca bedeninin hayvansal özellikleriyle yaşar, potansiyelinden mahrum olarak.

  23. Tüm bakış açıları ve hükümler göreseldir.

  24. Yargıladığın hep “kafandaki o” dur! Gerçek onu asla tanımadın!

  25. Karşındakinde kendini göremezsen, karşındakini sevemezsin. Sevdiğin, karşında sana ayna olandır. Sevilen asla sûret değil, yansıtan içtir.

75 / 153

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Bu Kitabı İndirebilirsiniz!