1. Kur’ân, “Ulu’l emr’e itaat” diyor. Peki kim bu “Ulu’l emr”? Cemaatlerin hocaları mı, tarikatların her biri kutup gavs olan şeyhleri mi, Cumhubaşkanı mı? “Ulu’l emr = Yönetici” demektir! “Sizden olan yönetici” kime göre? Düşünün! Bugün vicdan, Ulu’l emr mi oluyor artık?

  2. Her bilenin üstünde daha kapsamlı bilen; her plan sahibinin üstünde daha kapsamlı planı olan vardır!

  3. Zâhirin beyefendileri, titanları varsa; bâtının da Ricâli Gaybı vardır! Onlarda hikmet ve kudret ilmi açığa çıkar; zamanlama üstadlarıdırlar. Bu gerçeği gören İbrahim Hakkı Erzurumî, “Deme şu niçin şöyle, yerincedir o öyle; bak sonuna, sabreyle” demiştir. Her şer görülenin sonu mutlaka hayır!

  4. La Tecessesu”; “Birbirinizin özel hâllerini araştırmayın” âyetine uymamakla, zina veya katil yasağına uymamanın farkı yoktur, din indînde!

  5. Herkesin kusurlarıyla uğraşıp kendini pirûpak sanan, canlı cehennem ateşidir. İlişki kuran da yanar! Cehennem gıybet, dedikoducularla doludur.

  6. Gıybet ve dedikoduyu yapan kadar YAYAN DA ölü kardeşinin çiğ etini yemekte olan canlı cehennem ateşidir! Gerçek dindar bunu yapmaz!

  7. İnsanlar en büyük mücadeleyi, hayallerinin boşa çıkması yolunda geliştiğini gördüklerinde verirler. Sükûtuhayal, ölümden beter gelir!

  8. Amigdala korunma pozisyonu aldığında, çaresiz kalmışsa, “saçmalamak” dediğimiz mantıksal bütünlüksüz konuşmalar duyulur. Hoş görün aczdir o!

  9. Seviyorum, deme bana; Sevgiyi dolu dolu yaşa! Sevdiğini göster, hissettir bana! Allâh AŞK’tır! Hû Vedûd!

  10. Mutmainne nefs bilincine eren, rıza hâlinde Rabbine döner; Mardiye kemâliyle yaşar; cennete dâhil olur. Eremeyenin kavgası hiç bitmez!

  11. 1950’de Cerrahpaşa’daki evin penceresinde ilk ALLÂHU EKBER’li ezanı dinlediğimden beri hiç bitmedi halk iktidarına karşı kavga. Allâh’la huzur buluna!

  12. Sizi hesaba çekecek olan yukarıdaki tanrı değil; beyninizi oluşturan Allâh Esmâ’sından “El Hasiyb” isminin özelliğidir. Her an işlevdedir!

  13. Bedensel yaşam ve algılarınızla dünyada; değerlendirmelerinizle, hissettiklerinizle âhirette/berzahta/kabir âleminizde, kısaca dünyaNIZdasınız.

  14. Ölüm, bedensiz kalma sonucu dışsal veri girişi kesilmesiyle kabir âlemi yaşantısına geçiş sürecidir. Yok olma değil! Vicdan (El Hasiyb) süreci…

  15. Kıyamet, bir anlamıyla ESMÂ yapının, şuur/beyine içinde olduğu boyutu algılayacak ortam bedenini yaratıp yaşatması sürecidir.

  16. Beynini oluşturan Allâh isimleri özelliklerinden “El Hasiyb”, anında hesap gören olarak düşündüğünün sonucunu yaşatacak.

  17. Allâh isimlerinden beynindeki EL MÜNTEKİM, yaptığının sonucunu acıma duygusunu devreye sokmadan yaşatandır. Kendine veya karşındakine dönük!

  18. Rasûlullâh (sav): MÜNAFIKIN ALÂMETİ ÜÇTÜR; EMANETE İHANET EDER; KONUŞTUĞUNDA YALAN SÖYLER; SÖZÜNDE DURMAZ! 

  19. İslâm’ı dünyaya hâkim kılmaya çabalamak abesle iştigâldir; zira Allâh indînde DİN İSLÂM’dır; zaten her şey O’nun iradesine mutlak teslimdir!

  20. İslâm’daki savaşlar ya nefsi müdafaa içindir ya da tebliğ özgürlüğü için. “RASÛLÜN ÜZERİNDE TEBLİĞDEN BAŞKASI YOKTUR” âyetini iyi düşünün!

  21. YENİLENMEK İÇİN NE BEKLİYORUZ? Ya göremeden gideceksek yenileyiciyi? Biz kendimizi yenilemeye başlasak bir yandan? 

  22. Okuduğundaki derinliği anlayamayana anlatabileceğin hiçbir şey yoktur. Cahil itham eder, ârif derinliği çözer! Üstad diyorsan, anlamaya çalış!

  23. Müslümanlık geçmişindeki savaşlar, İslâm tebliğini kısıtlamak isteyenlerin savaşına karşı nefsi müdafaa savaşıdır; toprak kazanma savaşı değil!

  24. Günü kurtarmak için yaşayanların sonu hüsrandır! Sorgula kendini, yaptıklarım günü kurtarmak için mi yoksa yarınıma katkı için mi?

  25. Yarının ne kadar öte? Gün, hafta, ay, sene, ömür boyu ya da ölüm ötesi sonsuzluk mu? Tüm dünya kavgaları ardında kalacak; yalnız gideceksin!

21 / 153

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Bu Kitabı İndirebilirsiniz!